|
|
 |
 |
İğneada, Demirköy, Vize ve Kıyıköy için ortak hedef: Turizm ve Sınır Kapısı!
İğneada, Demirköy, Vize ve Kıyıköy'ün "Turizm Alanı" ilan edilmesi için yapılan başvurunun sonuçlanması için, AK Parti Kırklareli Milletvekili Sn. Şenol Gürşan ile İğneada Belediye Başkanı Sn. Tahir Işık, Demirköy Belediye Başkanı Sn. Muhlis Yavuz, Kıyıköy Belediye Başkanı Sn. İsmail Gök, ve Vize Belediye Başkanı Sn. Selçuk Yılmaz mutabakata vardılar.
Kırklareli İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü tarafından 31.10.2012'de Turizm Bakanlığı'na yapılan başvuruda İğneada, Demirköy, Vize, ve Kıyıköy'ün bulunduğu bölge “Istrancalar Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” kapsamında Turizm Alanı ilan edilmesi teklif edilmiş ancak henüz Bakanlar Kurulu'nun onayına sunulmamıştı.
AK Parti Kırklareli Milletvekili Şenol Gürşan ‘İğneada, Demirköy, Vize ve Kıyıköy Kırklareli'nin en önemli turizm varlıkları, Yurdumuzun Avrupa toprakları üzerinde deniz mavisi ile orman yeşilinin kucaklaştığı, eşsiz Istranca (Yıldız) dağlarının ve Longoz Ormanları'nın içinde bulunduğu bu bölgenin ekonomisi tarım , hayvancılık ve turizm ile ilerleyecek. Bu bölgenin doğal ve kültürel mirasının korunması için Turizm Alanı ilan edilmesi halkımızın en büyük beklentisi, bizde bu beklentiyi cevapsız bırakmayacağız ' dedi.
Bölgenin Turizm Alanı ilan edilmesi halinde bölgede ekomik kalkınmanın hızlanacağın belirten Demirköy Belediye Başkanı Muhlis Yavuz ‘Özellikle köylerdeki mevcut yapıların iyileştirmesinin veya yeni yapıların mevcut dokunun iç düzenlemesi esas alınarak teşvik edilmesi ile nitelikli yatak kapasitesi oluşturulması gerekiyor. Eşsiz doğa'mızın yanında bölgede bulunan mağaraların, fenerlerin, kalelerin, manastır, köprü ve değirmenlerin korunması ve restore edilmesi şart' dedi. İğneada Belediye Başkanı Tahir Işık ise ‘ Bulgaristan ile sınır kapımızın Beğendik üzerinden açılması sureti ile komşumuz Bulgaristan ile turizm ve kültür alanında projeler geliştirerek işbirliğimizi ilerleteceğiz' diyerek İğneada Longoz Milli Parkı'nın Biyosfer rezervi ilan edilerek, ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığının, doğanın da en doğru şekilde korunması ile sağlanmasını istediklerini belirtti.
Vize Belediye Başkanı Yılmaz ise Kırklareli'nin tarihi ve turistik ilçesi Vize'nin uluslararası ' (Sakin Şehir)'' ağına kabul edilerek yaşamın kolay ve kaliteli olduğunun tescillendiğini, Turizm Alanı ilan edilmesi ile, bölgenin gerek yurt içerisinden gerek ise yurt dışından önemli miktarda yatırım ve turist çekeceğini belirtti.
Kıyıköy Belediye Başkanı Ismail Gök Kıyıköy'ün son yıllarda turizmde de kendine açılımlar arayan, genel itibarı ile bir balıkçı beldesi olduğunu belirterek ‘İstanbul' a yakın oluşumız sebebiyle, özellikle hafta sonunu bu huzurlu beldede geçirmek isteyenlerin sayısında ciddi bir artış gözleniyor, denize girebileceğiniz, Karadeniz'in lezzetli mevsim balıklarının tadına bakabileceğiniz bu bölgenin Turizm Alanı olarak tescillenmesi Kıyıköy'den başlayan ve İğneada'da son bulacak olan eko-turizm bölgesinin teminatı olacaktır' dedi.
Koordinasyon toplantısının katılımcıları Turizm Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde girişimde bulunmak üzere Nisan ayı içerisinde Ankara ziyaretinde bulunmaya ve bölgenin sesini duyurmaya karar verdiler.
Turizm Alanı Turizm Alanı Turizm Bölgeleri içinde öncelikle geliştirilmesi öngörülen, mevkii ve sınırları Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilan edilen doğal veya sosyo-kültürel değerlerin yoğunlaştığı alanları ifade etmektedir.
İğneada Longoz Milli Parkı İğneada Longoz Ormanları 03.11.2007 tarihli Bakanlık Olur'u ile 13.11.2007 tarihli ve 26699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak ülkemizin 39. Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. 3155 hektarlık Milli park alanı, Demirköy'e 25 km uzaklıktadır ve İğneada beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Beğendik Sınır Kapısı Kırklareli Trakya Bölgesinde yer alan iller içerisinde sosyoekonomik gelismislik sıralamasında son sırada yer almaktadır. İğneada'nın bu dengesizligi en aza indirebilmesi ve bölgesel kalkınmayı sağlayabilmesi için Beğendik Sınır Kapısı önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Beğendik Sınır Kapısından giris yaparak İğneada ve bölgeyi ziyarete gelecek Bulgar ve diğer ülkelerden gelecek ziyaretçilerin bölgenin ekonomik kalkınmasına etkisi olacaktır.
Haber Linki
|
 |
 |

İĞNEADA BASIN TOPLANTISI Sevgili okuyucular, bugünkü yazımı son yılların en anlamlı basın toplantısına ayırdım. Yine, bu sütunlardan duyurusunu yaptığımız üzere 23 Nisan 2013 Salı günkü 'Çernobil Felaketi'nin 27. yıl dönümü nedeniyle İğneada beldemizde gerçekleştirilen basın toplantısının hazırlanışındaki eksikliklere karşın oldukça canlı ve katılımcıların dikkatli takibi şeklinde gerçekleşti. Basın toplantısına ilgi gösteren tüm çevre duyarlısı arkadaşlara ve ortamın hazırlanışında katkıları olan İğneada Belediye Başkanı sayın Tahir Işık'a teşekkür ederim. Çernobil kazası sonrası tasfiye çalışmalarında görev almış insanlardan benim algıladığım ibret verici bilgilerden umarım herkeste yararlanmıştır. Toplantı açılışında, Kırklareli Demokrasi Platformu adına kamuoyuna sunduğumuz basın bildirisi aşağıdadır.
"DEĞERLİ İĞNEADA'LILAR… Bugün, burada sizlerle beraber olmamızın önemli, hem de çok önemli bir nedeni var… Bizler; Kırklareli'de temsilciliği bulunan dernek, sendika, meslek odası, siyasi parti vb. Sivil toplum kuruluşlarından oluşan, Kırklarleli Demokrasi Platformu temsilcileriyiz. Bugün sizlerle birlikte olmamızın yaşamsal önemdeki nedeni; öncelikle sizi, bölgede yaşayanlar olarak bizi, bizlerle birlikte yaşayan tüm canlılar ve bize ev sahipliği yapan doğayı gelecekte tehdit edecek olan 'nükleer tehlikedir.'. 26 nisan 1986'da gerçekleşen çernobil nükleer felaketinin 27. Yılındayız. Üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen hala her gün nükleere ve bunu başımıza bela eden sisteme lanet ediyoruz. Yakın geçmişte yaşadığımız en trajik yıldönümlerinden biri şüphesiz Çernobil nükleer santralindeki kazadır. Bu kazada Hiroşima'ya atılan bombanın 350 katı kadar toplam 450 çeşit radyonüklid havaya karıştı. Nükleer santrali evdeki tüpgaza indirgeyen, "bekarlık nükleerden daha risklidir" diyerek Sinop'a, Mersin'e, Trakya'ya ve henüz açıklanmayan başka yerlere nükleer santral yapmak, Karadeniz'i ve Akdeniz'i nükleer atık çöplüğüne çevirmek isteyen siyasi iktidarlar; sözde enerji ve kalkınma yalanlarına, doğayı ve yaşamı hiçe sayan projeler üretmeye devam ediyorlar. Bu ülkenin yönetimini elinde bulunduranlar, tüm bu gerçekleri bilemesine rağmen, dünyanın terk ettiği nükleer santralleri ülkemizde kurmaktan çekinmiyorlar. Uluslararası nükleer lobinin güdümünde alınan bu karar ve kanunlara, bu ülkenin gereksinimi yoktur. 26 Nisan'da yaşanmış, geçmiş bir acıyı anmıyoruz; halen süren ve daha nesillerce sürecek bir felakete ve değişmeyen bir zihniyete isyanımızı haykırıyoruz. Felaketin en çok etkilediği Beyaz Rusya, Ukrayna ve Rusya'da yaşayan yaklaşık 8.4 milyon insan radyasyona maruz kaldı. 150,000 kilometre karelik bir alan kirlendi, neredeyse 52,000 Kilometre karelik tarım alanları mahvoldu ve 400,000 insan yeni yerlere yerleştirildi. Günümüzde, kabaca, 6 milyon insan etkilenen alanlarda yaşamaya devam ediyor. Bir benzeri daha olmayan 'Çernobil Felaketi'nden sonra, eski Sovyetler Birliği'nin emriyle 800,000 'tasfiye memuru' felaketin yaşandığı alanda engelleme ve temizlik çalışmaları yaptı. Bütün bu işleri yaparken genellikle radyasyona karşı korumaları olmayan tasfiye memurlarının %90'nı üzerindeki kısmı engelli. Pek çoğu genç yaşlarda hayatlarını kaybetti. Bu insanlar, barışçıl atomun da öldürebileceğini, insanın fizik kanunları karşısında çaresiz olduğunu yaşamları pahasına öğrendiler. Kazadan sonra, avrupa'nın yarısını kullanılmaz duruma getirecek 3-5 megaton büyüklüğündeki ikinci bir patlamayı da yine bu insanlar önledi. Bir hafta boyunca Türkiye'nin farklı şehirlerinde olacak 20. Yüzyılın son kahramanlarını saygı, sevgi ve hayranlıkla selamlıyoruz.
İyi hafta sonları… Sorunsuz sağlıklı bir yaşam dilerim… Hoşça kalın…
|
 |
 |
KAMİLYALI BALCI DEDE İğneada'nın en eski, en tecrübeli arıcısı.
Arıcılık başlığı altında Arı mamullerinin yararlarını belirtmiştik. İğneada Balıda belirtilen tüm faydaları sağlamaktadır.

İğneada Trakya'da olmakla beraber İğneada BALI Trakya ova balından çok farklıdır. Nedeni ise Trakya balının Ay Çiçeğinden , İğneada BALının ise Orman çiçeklerinden (o dönemde hangisi var ise) olmasıdır. Arılar çok çeşitli çiçekten bal aldıkları için İğneada BALının kalitesi, lezzeti ve kokusu bambaşka olmaktadır.

Arıların bal aldıkları çiçekler genellikle; Ballıca, çam, ıhlamur, nane, piren, yonca ve diğer açan bal verebilen çiçeklerdir.

İğneada BALını mutlaka tatmalısınız.
0 555 4461813 nolu telefondan temin edebilirsiniz.
Önemli Not: İğneada Orman Balı sadece İğneada ve köylerinde satılmaktadır. İğneada dışında bazı satıcıların, Ada balı ile başka ucuz balları karıştırıp sattıkları bilinmektedir. Bu durum İğneada balını lekelemekte ve İğneada bal üreticilerine zarar vermektedir. Gelin sizler balınızı İğneada sınırlarından ve Balcı Dede, Muallim Bal, Hakiki Bal gibi İğneada da ormanlarından üretilen ballardan alınız.
Bal hakkındaki ayet ve hadislere bakacak olursak; 'Şifa iki şeydendir. Biri Kur'an okumakta, diğeri ise bal şerbeti içmektedir' Balın faydaları Tıbbi Nebevi'de detaylı ele alınır. Kur'an-ı Kerim'de: "Rabbin, bal arısına 'dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yavru yap, sonra her çeşit bitkiden ye; sonrada -bal yapman için- Rabbinin gösterdiği yollardan boyun eğerek yürü!' diye öğretti. O'nun karınlarından renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Düşünen bir millet için bunda ibretler vardır." (Nahl 69) buyrulmuştur.
Ayrıca Peygamberimizin balla ilgili çok hadisi vardır. Birkaç tanesini burada aktaralım. "Şifa iki şeydendir. Biri Kur'an okumakta, diğeri ise bal şerbeti içmektedir." (Hâkim Tıp 4/200) Burada zikredilen Kur'an okuma eyleminin özellikle ruhsal rahatsızlıklarda faydası olduğunu özellikle belirtmek gerekir.
"Sizlere Sinameki ve Sennutu (tereyağı, bal, hurma ve kimyonu) tavsiye ederim. Zira bunlar ölümden başka her derde devadırlar." (İbn Mace) "Bal şerbetinden daha üstün ilaç bulunamaz." (C. Sağir 2/125, F. Kadir 5/454) "Bal şerbeti gönlümdeki üzüntüyü, sıkıntıyı giderir ve gözümün görme duyusunu da kuvvetlendirir." "Böbrek sancısı böbrekteki sinirdendir, hareket ettiği zaman sahibini hasta eder. Bu hastalığı ılık su ve bal şerbeti ile tedavi ediniz." (Hâkim)
"Doğum yapan (lohusa) kadınlar için yaş hurma, hasta kimseler için ise bal gibi şifa yoktur." (K. Ummal 10/28279; K. Hakayık 2/158) buyurmuşlardır. Ayrıca değişik Tıbb-ı Nebevi kaynaklarında balın; karaciğer, dalak, mide, barsak gibi organ rahatsızlıklarında; koruyucu, temizleyici özelliklerine değinilir. Altını ıslatan çocukların ve ishali bulunan kişilerin tedavilerinde, akıl sağlığının düzenlenmesinde, kanın temizlenmesinde zihinsel rahatsızlıklarda vs. gibi birçok durumda kullanılması özellikle tavsiye edilir.
igneada.com Editor | |
|